Türk çayı
Türkiye'de çay bir olay değil, bir sabittir — yakut kırmızısı çayla dolu küçük bir ince belli bardak, gün boyu her dükkân tezgâhında, ofis masasında ve aile sofrasında belirir. Ülkenin gerçek ulusal içeceğidir.
Çay Türkiye'ye geç geldi — ticari yetiştiriciliği ancak 20. yüzyılda, kahve kıt ve pahalı hale geldikten sonra Karadeniz kıyısındaki Rize çevresinde ciddi biçimde başladı — yine de en Türk alışkanlıklardan biri haline geldi. Türkler günde tahminen 3 ila 5 bardak içer; bu da ülkeye dünyanın kişi başına en yüksek çay tüketimini kazandırır. Çay koyu ve sert demlenir, ardından bardakta her içicinin tercih ettiği koyuluğa göre, soluk 'açık'tan koyu 'demli'ye kadar açılır. Her yerde ve herkese sunulur: bir dükkânda ya da evde bir bardağı reddetmek, dostluğun kendisini reddetmek gibi hissettirebilir. Sohbet, pazarlık ve boş bekleyiş sırasında durmadan tazelenen çay, Türk gündelik yaşamının sosyal yağıdır. Her yıl yaklaşık 400 milyon küçük ince belli bardak satılır — bu ritüelin ulusun ritmine ne denli işlediğinin bir ölçüsü.
Nasıl hazırlandığı
Çaydanlıkta, üst üste duran çift demlikte demlenir: alttaki kettle'da su kaynarken küçük üst demlikte sert bir konsantre demlenir. Her bardak, önce konsantre ile kısmen doldurulur, ardından istenen sertliğe ulaşmak için alttan sıcak suyla tamamlanır — demli (koyu ve demlenmiş) veya açık. Süt kullanılmaz.
Kap
İnce belli bardak, küçük şeffaf lale biçimli bir bardaktır. Berraklığı, iyi demlenmiş bir çayın değerli kırmızı rengini ortaya koyar, sıkışmış beli parmaklarınızı yakmadan tutmanıza olanak tanır ve boyutu her bardağı büyük ve soğuyan olmaktan çok sıcak ve taze tutar. Kendi başına ulusal bir sembol hâline gelmiştir.
Sosyal rolü
Çay ikram etmek Türk misafirperverliğinin en temel jestidir — konuklara, müşterilere ve yabancılara aynı şekilde sunulur. İş anlaşmalarına, esnaflığa, aile ziyaretlerine ve uzun, telaşsız sohbetlere eşlik eder; çay paylaşmak, biri için zaman ayırmaktır.
Yanında ne gider
Tabakta servis edilen küp şekerler (dişte tutulmaz, karıştırılır); çoğu zaman simit, hamur işleri ya da tatlılar; genellikle yemeklerden sonra ve gün boyu içilir.